Bizim bu organizasyonda Bulunmamız gerçekte çok mutluluk verici bir olay fakat performans açısından bakıldığında Buda şunu gösteriyorki bu tür büyük organizasyonlarda yer alabilmek bizim kendi içimizde çoık daha sağlam kuvvetli kulüpler sporcu sayımızın çok çok yukarılara yükseltilmesi kendi içimizdeki rekabetin artması kalitenin yükselmesi sağlayacak buda bireysel ve takım performansımızın uzun vadede çok daha yukarılara çıkmasına sebep olacaktır.
- Antrenör Mehmet Bozdemir'in; bisikletin daha bilinçli,güvenli,sağlıklı kullanımı bisiklet sporunun yaygınlaştırılması,geliştirilmesi ve başarıya ulaşması için önerilerini kapsayan blog sitesi.
10 Temmuz 2008 Perşembe
Avrupa Bisiklet Yol Şampiyonası-İtalya
Bizim bu organizasyonda Bulunmamız gerçekte çok mutluluk verici bir olay fakat performans açısından bakıldığında Buda şunu gösteriyorki bu tür büyük organizasyonlarda yer alabilmek bizim kendi içimizde çoık daha sağlam kuvvetli kulüpler sporcu sayımızın çok çok yukarılara yükseltilmesi kendi içimizdeki rekabetin artması kalitenin yükselmesi sağlayacak buda bireysel ve takım performansımızın uzun vadede çok daha yukarılara çıkmasına sebep olacaktır.
28 Haziran 2008 Cumartesi
Türkiye Bisiklet yol Şampiyonası 2008

Merhaba Sevgili dostlar :



Kategori sayısının fazla olaması organizasyon düzenleyicileri her zaman zor durumda bırakmaktadır.Bazı kategorilere dinlenme verilmemesi tarafımızdan olumlu karşılanmıştır.Buna bazı antrenörlerin itiraz etmelerine ragmen yinede biz olumlu karşılıyoruz.30 Mayıs 2008 Cuma
YILDIZLAR 1.GRUP FİNALİ SONUÇLARI- KOCAELİ
- Yarışma Güzergahı ( Yol ve Kriteryum) ... >>> Merhaba Arkadaşlar;
Aşagıdaki haritalardan yarışma ile ilğili bilgilere ulaşabilirisiniz.
-YARIŞMANIN SONUÇLARI :
14 Mayıs 2008 Çarşamba
AKSARAY BİSİKLET YARIŞMALARI
kanaatindeyim.İl genel meclisi yani valiliklerin illerindeki önemli müsabakalarda ödül bütçeleri bulunmaktadır.Bu bütçeyide il müdürlerimizin yönlendirmesi sonucunda il özel idareside bu yönde müsbet kararlar alarak yardımcı olmaktadır.
açısından sanıyorun çok başarılı olmuş ve yetekli olarak müsabakalarının güleşmesine katkıda bulunmuşlar ve bu sayedede kendilerini geliştirme başarısında göstermişlerdir.
camiamızın kendine gelip toparlanmamız gerekmektedir kanaatindeyim bu işindeki tüm arkadaşlarımızın tümkişisel çıkarlarını menfaatlerini bir kenera bırakıp bisiklet sporumuzu daha iyi seviyelere getirmemiz gerekmektedir.28 Nisan 2008 Pazartesi
ÜNİVERSİTELERARASI BİSİKLET YARIŞMASI
Merhaba Bisiklet Dostları;Üniversitelerarası DAĞ BİSİKLETİ yarışması 08 mayıs 2008 de kocaeli de yapılmış olup sonuçları aşağıdaki gibidir.

Müsabakaya Katılan tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.Çok iyi bir şekilde sizleri karşılayıp ağırlayamadığımız içinde ayrıca özür diliyorum. Çünkü katılım az olunca emeklerimizin manevi karşılığını alamadığımızı düşünüyorum eğer yol bisikletide katılım olup yapılabilseydi veya mazereteleri sebebiyle gelemeyen arkadaşlarımızda müsabakaya katılabilselerdi sanırım daha güzel olacaktı. yinede herkese teşekkür ediyor gelecek yıllardaki müsabakalarda görüşmek üzere hoşçakalın. Yarışmanın Sonuçları ... >>>

- Üniversitelerarası Dağ Bisikleti Türkiye Şampiyonası Sonuçları ... >>>
26 Nisan 2008 Cumartesi
Ulusal Egemenlik Bisiklet Yarışması

Kocaeli gençlik spor il müdürlüğü Bisiklet İl temsilciliğimizin Her yıl ve Bu yıl da beraberce yaptığımız yaptıgımız geleneksel olan ULUSAK EGEMENLİK BİSİKLET bisiklet yarışmaları yine fuar alanımız içerisinde ki mevcut parkurumuzda beklenenden az bir öğrenci katılımı ile gayet güzel ve sorunsuz bir küçük organizasyon olarak tamamlanmış olup dereceye giren öğrencilere madalyaları onları seyretmeye gelen aileleri tarafından takdim edilmiştir.Müsabakaları izlemeye spordan sorumlu vali yardımcımızda katılmışlardır.Ancak bir çok şeyde olduğu gibi yerel basından sadece bir arkadaşımızın olması tarafımızdan yeterli görülmemiş olup bu durum diğer basından arkadaşlara üzüldüğümüz iletilmiştir.Gönül isterdiki bu tür organizasyonlara sporla ilğilenen tün kişilerin yardımcı olaması ve katılımın artırılması dır.Beden Eğitimi öğretmen arkadaşlarımında hiç değilse merkezdeki ve fuar a yakın okullarınkiler öğrencilerini iyi bir şekild
e yönlendirebilirlerdi.Bir de katılımcıların ilğisini arttıracak onları özendirecek farklı istekleride olsa kısmende olsa onları karışayacak katılımcıları heveslendirecek tedbirleri almak bu yönde çaba sarfetmek görevi olan bu sporun temsilcisi ve diğer sporbranşlarnın temsilcilerininde daha fazla bu yönde çalışması gerekmektedir.Herkesin kendi branşalarını bir nebze olsun daha fazla katılımlı ilğiçeki eglenceli bir halegetirerek bu yönde sarfedilen emeklerin karşılığının çok güzel bir şekilde geri dönüşümü sağlanmış olacak olup bizde kendimize dahafazla bu sporla uğraşmak isteyenlere kuçak açmış onlarla dahfazla ilğilenmiş olacağız.
2.Ahmet ÇEVİKER--İzmit Zafer İ.Ö.O3.Ulaş KILIÇARSLAN--İzmit İ.Hakkı Tonguç İ.Ö.O
3.Dogukan GÜLŞAN--Yarımca L.
2.Hamza KOTAN ---Köseköy İ.Ö.O.
21 Nisan 2008 Pazartesi
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 2008
Ve nihayet öncesinde çok konuşalan ve son anda yapılan bazı değişikliklerle Özel Etap olarak İstanbulada başlayan ve Alanyada biten Türkiye turu hakkında biraz fikir alışverişinde bulmak isteyerek düşüncelerimizi paylaşmak sizlerle istedik.
Öncelikli olarak bu turun başlangıcından sonuna kadar hertürlü emeği geçenleri çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum.
-
Birde Sayın Cumhurbaşkanımızında organizasyonun finalinde bulunmasıda çok önemli bir olaydır.Çünkü onun adının anıldığı bir müsabakaya katılmasının sağlanması bundan önceki beceriksiz federasyonlar tarafından bir türlü sağlanamamıştır.(sadece bir yıl Ankarada bittiği için o zamanın cumhurbaşkanı adını bile anmak istemiyorum lütfen çok kısa bir ödül törenine katılmıştır.
-
Bu yılki müsabaka yine gördüğüm kadarıyla devletin bütçesi ile yapılmış olması hiçbir sporsor bulunanamış olması benim ülkemizde sporu yöneten kişilerin (kulüp idarecilerinin )hala dürüstlüklerinin tartışılması gerektiğini ve gerçeğini açıkça ortaya koymuştur.
Bu organizasyon ülkemizin tanıtımı açısından oldukça yaralı oldugunu turizm açısından mutlaka bir geri dönüşümü olacagı kanaatindeyim.
Benim merakım türk bisiklet sporuna kısa vadede ve uzun vadede neler kazandıracagıdır önemli olanda budur.Çünkü müsabakada yarışan türk sporcu sayısı 8 kişi idi dahasonra 2 si rahatsızlığı ile terk edince 6 ya düştüler ve bu sporcuların 5 tanesi sadece bir kulübümüzün sporcusu olaması nedeniyle bu turu Konya kulüplerinin sporcularının performanslarını düşük tutup bu tura milli takım adına bile katılmamak gibi bir art niyetli bir düşünceyle hareket ettiş olmalarını düşünmek istemiyorum açıkçası?Çünkü önceki yıllarda ısrarla senin benim kulübün sporcusu olsun veya olamasın kavgası yapılırdı.Naklen yayın olarak turun çok daha ilği çektiğini söylemeliyim çevremdeki bu konuyla ilğili veya ilğisiz bir tanıdık dostlarımın kocaeli spor arkadaşlarımın bana yönelttikleri sorulardan anladım.Yorumcu abimiz Fevzi beyin yanında bazen yorumlarında milli takım antrenörlerinden bulunmasını isterdim daha fazla güncel bilgiler vermesi açısından ve mevcut milli takım teknik heyetiyle canlı yayında görüşmeler yapabilirdi.Birde canlı yayının hergün saat 23.00 te TRT -3 tekerarlandıgının duyurulmamış olmasıda küçük bir eksiklik oldu sanırım.Herşeye ragmen bunun devcam etmesi dilegimizdir.Bununlada beraber türk bisiklet sporcu sayısının artması ve milli takımımız ile diger kulüp takımlarımızın bu turda daha başarılı sonuçlar almasını beklentimizdir.Ama görüyorumki bu bisiklet sporumuza kendi içimizde zarar veren kişirlerin hala baş taçı edilircesine onlara sahip çıkılması işimizi dahada gerilere götürecektir.
Aslında bu organizasyonun öncesinde ve sonrasındaki birçok şey için konuşulabilinir .Bu organizsyonu diğer ülkelerde yapılanalarla asla karşılaştırma yapmayalım bisiklet ve bisiklet sporu kültürünün olmadıgı bir ülkede ama yinede herşeye ragmen bir çok zorluga ragmen çünkü ülkemizde mülki idarenin farklı farklı(Valilik-belediye-jandarma-trafik-yetki bölgeleri ayrı) olmasından dolayı çok zor şartlarda dahi gerçekleşmiş olması sevindiricidir.(Çünkü bende kendi ilimde bile bu tür yarışamaları yaparken bile birçok olumsuzlukla karşılaşıyorum kaldıki daha büyük organizasyonlarda nelerle karşılaşılır.)En kısa zamanda yıldız bir sporcu veya sporcular yetiştirerek önümüzdeki turlarda gelecek yabancı sporcularla başabaş mücadele edecek seviyelerde onları hazırlamak ve bir şekilde spor sayesinde de geleceklerini kısmen veya tamamen güvence altına almakta federasyonların öncelikli görevleri arasında olmalıdır.Ayrıca bu turun dahada federasyonun sırtından düşürüp tamamını sponsor vasıtası ile yapılmaya çalışılmalı sponsorlara bu güven mutlaka verilmelidir.
Emeği geçenlere tekrar teşekkürlerimizi arz ediyoruz,ellerinize sağlık dileklerimizle.
Hoşçakalın.
18 Nisan 2008 Cuma
Paris-Roubaix ve Ronde Van Vlaaderen Flandrija 2008
2008 yılı içindeki klasik dünya kupası yarışmaso olan yarışmalardan sizin için kısa ilginizi çekecek bisikletin hoş görüntüleri
-
-
-
4 Nisan 2008 Cuma
Bisiklet ve Spor İçin Zihinsel Antrenman
Sizlere çok yararlı olacağınızı düşündüğüm spordaki antrenman ve özellikle de elit sporcularda müsabaka öncesi yapılması gereken davranışları içeren değişik sunumlar arz eden bu bilğilerden faydalanmanız dileği ile haoşçakalın.
ZİHİNSEL ANTRENMAN
Sporcular, fiziksel antrenmanların yanında psikolojik antrenmanlardan da yararlanmaktadırlar.Psikolojik antrenmanlar, genellikle,fiziksel antrenmanlardan daha az kullanılmaktadır. Biz bu yazımızda psikolojik antrenmanların içinde az bilinen ya da daha da az kullanılan yöntemlerden söz edeceğiz:
Fiziksel bir eylem yapmadan sadece zihni kullanarak belli bir amaca yönelik (bilinen bir hareketin geliştirilmesi ya da yeni bir hareketin öğrenilmesi olarak yapılan hazırlık çalışmasına "zihinsel antrenman" denir.
Zihinsel Antrenman, Eberspacher'e göre üç bölümde ele alınır(1):
1-Kendi kendine konuşma (subvokal) antrenmanı
2-Gizli algı antrenmanı,
3-Kendini hayal Etme (ideomotor) antrenmanı.
Kendi kendine konuşma antrenmanı: Sporcu belli bir hareketin nasıl yapılması konusunda zihinsel olarak kendisiyle konuşur.
Gizli algı antrenmanı: Burada sporcu, idealize ettiği bir sporcuyu (şampiyonu vb.) belli bir hareketi yaparken zihninde canlandırır, hayal eder.
Kendini hayal etme (ideomotor)antrenmanı: Sporcu, kendisinin belli bir hareketi yaptığını tasar/ar ve o sırada tüm ayrıntıları gözden geçirerek eksiklerini belirler.
Zihinsel antrenmanın bir hekim,psikolog ya da antrenör yardımıyla yapılabileceği de düşünüldüğünde,kanımızca üstteki maddelere dış yardımlı zihinsel antrenman hatta grup / takımın tamamıyla aynı anda da yapılabilecek olan toplu zihinsel antrenman ayrımını da eklemek gereklidir.
Dünyadaki çeşitli Zihinsel Antrenman örneklerini şöyle sıralayabiliriz:
Eski bir NASA araştırmacısı olan Dr. Charles A.Garfield (*), imgeleme (hayal kurma) ve fiziksel performans arasındaki ilişki üzerine Sovyetler'in araştırmalarından söz etmektedir.
Bunlardan birinde, dünya sıralamasındaki bir Sovyet atletizm takımı dört gruba ayrılmıştır:İlk grup eğitim süresinin tamamını eğitimle değerlendirmiştir.İkinci grup bu sürenin % 75 'ini eğitimle değerlendirmiş, kalan%25'lik süre içinde ise imgeleme yaparak sporda yapabilmeyi istedikleri hareketleri ve elde etmek istedikleri başarıları tam olarak zihinlerinde canlandırmıştır.Üçüncü grup eğitim süresinin %50'sini eğitime, diğer % 50'sini imgelemeye ayırmıştır.Dördüncü grup ise bu sürenin %25'ini eğitime, % 75 'ini de imgelemeye ayırmıştır.
Bu dönemin sonunda, olimpiyat sonuçlarında, New York, Lake Placid'deki, 1980 Kış Olimpiyatları'nda uygulamadaki en büyük başarıyı dördüncü grup gösterdi ve onları sırasıyla üçüncü, ikinci ve birinci gruplar izlemiştir.
Avusturyalı psikolog Alan Richardson, basketbol oyuncularıyla yaptığı çalışmalar sonunda buna benzer sonuçlar elde ettiğini bildirmiştir:
Üç ayrı grup basketbol oyuncusunun serbest atış yeteneğini incelemiş, sonra ilk gruba günde yirmi dakika serbest atış çalışması yapmasını söylemiştir.
İkinci gruptan hiçbir çalışma yapmamasını isteyen Richardson, üçüncü gruptan da, günde yirmi dakika boyunca, kusursuz serbest atışlar yaptıklarını düşünmelerini istemiştir. Richardson'ın elde ettiği sonuçlara göre, hiçbir şey yapmayan grup - doğal olarak hiçbir gelişme göstermemiştir. Ilk grup % 24'lük bir gelişme göstermiş ama üçüncü grup yalnızca imgeleme gücüyle % 23'lük gelişme göstermiştir ki; bu hemen hemen antrenman yapan grubun başarısıyla eşdeğerdedir.
"Bu zihinsel (mental) eğitimin özünde, psişik olarak kendi kendini kontrol etmek yatar. Atletler gevşeme ve zihinde canlandırma tekniğini kullanmışlardır. Bu çalışmada bir atlet, performansını zihinsel (mental) olarak prova eder. Örneğin sırıkla yüksek atlama yapacak biri, dünya rekorunu kıracak bir yüksekliğe kaldırılmış olan çubuğa zihinsel olarak gözünü diker.
Her ayrıntıyı gözünde canlandırır: Sırığı alması, sıkı sıkı kavraması, atlamak üzere koşması, çubuğu yere bastırması, bedenin ağırlığını hissetmesi ve kendisini çubuğuyla başarıyla aşarken görmesi.
Rus araştırmacılar bu tekniğe Sinirkas programlaması (neuromuscular programming) adını vermişlerdir. Bu yönteme göre, sinir sistemi, gerçek olay ile olayın imajı arasındaki farkı ayıramamakta, böylece bu zihinde canlandırma süreci, sinir sisteminin belli bir başarıyı gösterme konusunda eğitilmesine yaramaktadır.
ZİHİN GÜCÜNÜN ÖNEMİ
Yüksek atlama, uzun atlama gibi kısa süre içinde belli bir hareketi belli bir stilde tekrarlamayı gerektiren spor dallarında yoğun olarak kullanılan imgeleme yöntemi gittikçe diğer spor dallarında da kullanılmaya başlanmıştır. Burada beyindeki merkezi sinir sisteminden kaslara uyarı sinyallerini gitmesi amaçlanır.
1961 yılında Dr.ikai ve Dr.A.H.Steinhaus birlikte yazdıkları "Some modifying the expression of Human Strength" adlı eserde, hipnoz etkisiyle uyutularak "çok güçlü oldukları ve bu gücü sonuna kadar kullanabilecekleri telkini verilen" sporcuların, hipnoz halinde iken normal zamanlara göre maksimal güçlerinden %30 daha fazla bir ağırlık kaldırabildiklerini ortaya koymuşlardır(5). O tarihe kadar antrenman, teknik ve kondisyon özellikleri geliştirilmek üzere yaptırılıyordu. Ve inanılıyordu ki, teknik ve kondisyon özellikleri geliştirilen sporcu, maksimal verim gücüne eriştirilmiş demektir.
Bu teorinin Dr.ikai ve Steinhaus tarafından yıkıIması, üstelik % 30 gibi büyük bir kullanılamayan rezervin ortaya çıkışı, bu rezervlerin nasıl kullanılabilir hale getirileceğini araştırma çabalarını doğurdu.
O günlerde araştırmacıların en büyük yanılgısı, fiziksel gelişim için mutlaka fiziksel bir uyarım olması gerektiği inancıydı. Oysa Dr.ikai ve Steinhaus,fiziksel bir uyarı olmadan da insan organizmasının verim gücünde artış olabileceğini ortaya atmışlardı.
Daha 1873 yılında Dr. W. B. Carpenter, "ideomotor ve Carpenter Etki Kanunu" adını verdiği teorisini ortaya koymuştu: "Herhangi bir algı, o algıyı oluşturan organizmada, o algının gerektirdiği eylemi yapmak için bir istem oluşturur. Bu istemle yapılan eylem, o algı olmadan yapılan aynı tip eylemden daha olumlu sonuç verir.
1967 yılından beri performans yükseltmek amacıyla hipnoz ve zihinde canlandırma teknikleriyle uğraşan Lee Pulos, "ipnoz ve ötesi" kitabında şu gözlemlerine yer veriyor:
"Atletlerle çalışmalarım Kanada Kadınlar Milli Voleybol Takımı'yla başladı. Amaç kişinin tüm fonksiyonlarının geliştirilmesinde hipnozun kullanılıp kullanılmayacağını belirlemekti. Hipnoz teriminden çok genellikle" düşünme eğitimi" terimini kullandık. Takıma posthipnotik(**) telkin verildi, böylece pratik çalışma ya da oyun sırasında konsantrasyonları yükselecek, rakip oyunculara, topa ve takım arkadaşlarına odaklanacaktı. Bu posthipnotik telkine ayrıca şu da eklendi: Dış gürültüler, sesler, dikkati dağıtan düşünceler geri planda sönük kalacak ve oyun üzerindeki konsantrasyonu bozmayacaktır.
Takımdaki her bayan sporcuya otohipnoz öğretildi. Çoğu, oyunla ilgili çeşitli uygulamalarını güçlendirmek için kendi kendine hipnozu haftada dört beş kezkullandı. Öğretilen tekniğin bir yan faydası oldu: Sporcuların çoğu öğrenciydi ve otohipnozu ders çalışma ve okuma üzerindeki konsantrasyonlarını artırmada kullandılar. Hipnoz sayesinde .çalışma alışkanlıklarının geliştiğini ve her hafta antrenmana ayırdıkIarı zaman için üzülmelerine gerek kalmadığını anladıklarında kendilerini voleybola daha çok verdikleri görüldü.
Lee Pulos, çalışmaları sırasında, Bilinçaltının daha önce edinmiş olduğu bilginin, performansı nasıl artıracağını da araştırır(8): "Olimpiyat koşucusu bir kadın atletle çalıştım. Kendisi Mexico City'de olimpiyat oyunlarındaki bir antrenman koşusunda gayri resmi 100 metre dünya rekorunu kırmıştı. Ama şimdi aynı performansı yeniden gösteremiyordu ve kendisinden daha düşük seviyede olduğunu kabul ettiği atletler tarafından geçildiği için formunu kaybettiğini düşünüyordu. Vancouver'deki Simon Fraser Üniversitesi'ne bağlı fiziksel dayanıklılık laboratuarında onunla çalışma yaptık. Bir antrenman aletinin tablasında koşuyormuş gibi varsayılarak bir EKG cihazına ve solunum hız ve miktarını ölçen spirometreye bağlandı. Kendisine hipnoz uygulandı, hem start hem de 200 ve 300 metre koşu çalışmaları için zihinsel (mental) bir antrenmana alındı. Kaslarındaki görülebilir gerilmelerin yanı sıra, bağlandığı cihaz da dikkate değer değişmeler kaydediyordu. Solunum hız ve miktarı maksimum tempodaki bir koşu düzeyindeydi. Kalbi yüzdeyüz on iki daha hızlı atıyordu. Hayatının en iyi performansını sergilediği Mexico City'deki o koşuya hipnotik olarak geri dönmüştü. Şimdi koşuyu adeta ağır çekim izleyebiliyor ve yarışın ayrıntılarını görebildiğigibi bedenindeki duyumları da hissedebiliyordu. Trans imajinasyonundan çıkarıldıktan sonr,a neden o derece iyi bir performans gösterdiğinin ve antrenmanıyla ilgili tüm ayrıntıların hemen farkına vardı. Daha sonraki yarışmada gelişme gösterdi ve eski formuna kavuştu.
Michigan Üniversitesi Tıp Merkezinden Dr.Howard Shevrin'in çalışmalarına göre, ekranda saniyenin binde biri kadar bir süre için gösterilen korku kelimesi bile, kişinin beynindeki elektrodları etkileyebilmekte, ölçüm araçları beynin yüzeyindeki elektriksel faaliyeti ve gizli mesaj olarak alınan korku kelimesinin etkilerini ölçebilmekte ve bir cevap verildiğini kaydedebilmektedir. Shevrin' e göre, ekrana bakmakta olan kişinin, o kelimeyi gördüğünün farkında olması şart değildir. Ama zihin onu algılamış ve tepki göstermiştir.
Korkunun sporcu üzerindeki en olumsuz etkisi, konsantrasyonu bozabilmesi ve sporcunun performansını düşürmesidir. Buna göre zihinsel antrenmanlara, korkunun önlenmesi veya azaltılmasına yönelik alıştırmaların da eklenmesinin etkili olacağı kanısındayız.
KAYNAKÇA
(1) ikizler, C. ve Karagözoğlu,C;Sporda Başarının Psikolojisi, Istanbul, 1997,5.119.
(*) Şu anda California, Berkeley'de Uygulamalı Bilimler Enstitüsü Başkan'dır.
(2) Charles A.Garfield; Peak Performance: Mental Training Techniques of the World's Greatest Athletes (New York: Warner Books, 1984), 5.16.
(3) Mary Orser & Richard Zarro; Changing Your Destiny (New York: Harper & Row, 1989),5.60.
(4) Pulos, Lee; ipnoz ve ötesi; istanbul, 1994, 5.92..
(5) Renklikurt, Turgay; Antrenman ve Fizyolojik Özellikleri, istanbul, 1973, s.95.
(6) Renklikurt, Turgay; Antrenman ve Fizyolojik Özellikleri, istanbul, 1973,5.96.
(**) Posthipnotik telkin: Hipnoz seansı sırasında süjeye (hipnoz uygulanan kişiye), seans sonrasında uygulaması için verilen telkin.
(7) Pulos, Lee; ipnoz ve ötesi; istanbul, 1994, s.100-101.
(8) Pulos, Lee; ipnoz ve ötesi, istanbul, 1994, s. 101-102.
(9) Waitley, Denis.. Kazanmanın Yeni Dinamiği, İstanbul (tarihsiz), s.81-82.
(11) Dr.Restak, RichardM; The Mind (New York: Bantam, 1988), p. 1
Pozitif Düşünce Başarıya Götürüyor :
Rehberlik uzmanı Asım Kurumahmut, pozitif düşüncenin insanları başarılı kıldığını belirtti.
İnsanların çoğunluğunun yaptıkları işle ilgili çalıştıklarını ancak yine de başarılı olamadıklarını söyleyen Kurumahmut, "İnsanların birçoğu yapmak istediği iş için gerekli ilk adımları atmadan, zihnen yenilgiye hazır bir psikoloji taşıyor" dedi. Yenilgiye hazır bir insanın başarısının şansa kaldığını dile getiren rehberlik uzmanı Kurumahmut, Fransızlar'ın kahramanı Jean Dark'ın, "Bütün savaşlar ilk önce insanın zihninde kazanılır" sözünü hatırlattı. Beyninde başaracağına inanmayan insanların zaten uygulamada da gerekli olan enerjiyi kendinde bulamayacaklarını ifade eden Kurumahmut, "Bir işi başarmanın en önemli motoru insan beynidir, zihnidir. Eğer beynimizdeki engelleri ortadan kaldırabilirsek, başaramayacağımız hiçbir iş yoktur. Örneğin bir öğrenci matematik dersinin başına oturduğunda kafasında 'Ben bu dersi anlayamam, başaramam' veya bir işadamı, 'İşler kötü' düşüncesini taşıyorsa kendileri için en büyük engeli oluşturuyorlar demektir" şeklinde konuştu.
Hayatta başarıyı yakalayabilmiş ya da yakalayacak olanların her zaman pozitif düşünceyi taşımış insanlar arasından çıktığını, bundan sonra da böyle olacağını vurgulayan Kurumahmut, "Her olumsuzluğu ve yanlışlığı, hedefe atılan bir adım olarak gören Edison, bu olumlu düşüncesinin karşılığını fazlasıyla almıştır. O nedenle şimdiden kafamızdaki olumsuz düşünceleri fert ve millet olarak öldürmeliyiz. Çünkü insanları ve ülkeleri pozitif düşünceler başarıya götürür" dedi.
3 Nisan 2008 Perşembe
Balıkesir Yıldızlar yarışı


21 Mart 2008 Cuma
2008 ATOC (Usa) ve 2008 Paris- Nice
-
12 Mart 2008 Çarşamba
Bisiklet Merkez Hakem Komitesi;
Ve nihatyet sonunda yaklaşık iki yıldır bir türlü oluşturularak ataması yapılmayan Bisiklet Merkez Hakem komitesi sanırım spor genel müdürlüğününde baskısıyla sonunda başkan tarafından? ataması yapıldı.Çünkü türk bisiklet sporuna şimdiye kadarki hiçbir yönetimde bu kadar zarar veren iki kişininde biri içerden biride dışardan olmak üzere onların( mhk başkanı ayrı olmak kaydıyla) seçtiği isimlerden oluşması dikkatimi çekti.Bu durumunun diğer zamanlardaki mhk den çok farklı olabileceğini pek düşünemiyorum.Çünkü Türk bisiklet sporunu adeta bir çok yönüyle katleden bu iki şahıs sayın federasyon başkanın çevresinde hemde akıl danışacak kadar yakın olmalarından dolayı yeni oluşan mhk yi çok fazla kendi halinde bırakacaklarını açıkcası düşünemiyorum.Çünkü bunlar kendilerinin dediklerinin olmamasından çok rahatsız olan kişilerdir.Ne yazıkki sayın federasyon başkanımızda bunları yanında barındıkmakla onlara farkında olmadan çanak tutmuş oluyorlar,camiamızında tepkisinden bir türlü kurtulamıyorlar.
Ayrıca 17-19 Mart tarihlerinde yapılacak olan hakem seminerine davet edilen 20 kişinin bu kadar dar kalmasınada bir anlam veremiyorum.Bu seminer şeklindi üst düzey kursa katılan hakemlerimizi sayısı A-B-C- planlaması yapılarak ve birbirlerini yedekleyerek 60 kişi olması bu fırsatı daha da geniş anlamda degerlendirmiş olacaktık.İleriki yılarda en azından kanımca önümüzdeki dört yıldada bu federasyonun yönetimde kalacagı kanaatinde oldugum için ve dahafazla aynı gün ve tarihlerde böyle büyük organizasyonların yapılması muhtemeldir.Budurumda da müsabakaları yönetecek hakemler için o zaman karşılaşılacak sorunlar bu kursa katılmış hakemlerimiz sayesinde giderilmiş olacaktır.Ama maksat nedir tam olarak bilemediğim için ben bileyim benden başkası bilmesin ve ben olmazsam işler yürümesin mantığı bu olsa gerek.Fahak her şeye rağmen yinede hakem kurulu oluşması ilerdeki bisiklet temsilcilerinin de hakem konularında karşılarında bir nebze olsun sorularına ve sorunlarına çare üretebilecek bir kurum olması sevidiricidir.Yeniden verilecek olan hakem kartlarının sayesinde hakemlerimizin tüm bilğilerinin güncelleşmeside olmuş olacak ve bu sayede dahada yetenekli ve özel meziyetlere sahip kişileri yapılacak olan adeletli atamalar sonrasında keşfetmiş olacagız ve türk bisikletinin gelişmesinde onlarında katkılarının olacagı muhakkaktır.
Önümüzdeki günlerde Bölgesel olarak yapılacak olan yıldız erkekler grup müsabakalarında bu illerdeki il hakemlerinde tam olarak yararlanılmayı düşünülmeli ve mali açıdandan federasyona fazla yük getirmeyecegi için yerel hakemleri görevlendirmeliyiz.
Saygılarımla.
9 Mart 2008 Pazar
Çeşme Kupası ve Alanya Mtb Cup


Brisaspor bisikletletçileri Mısır turunda yeterli derecede antrenman almışlar ve bunu müsabakalara yansıttılar.Diğer kategorilerde ise çok fazla bir değişiklik gösterecek farklı bir sporcu ve kulüp profili ortaya çıkmadı.Sadece masterler kategorisinde yeni birçoklarına göre genç sayılan sporcu arkadaşkalrımızın katılmasıyla daha süratli ,çekişmeli,heyecan verici bir ortama geldi.İlerleyen günlerde bu kategorideki sporcu sayısının birazdaha artacagını sanıyorum.Bundan dolayıda bu yıl olmasa bile önümüzdeki yıllarda bu kategoryide ikiye bölünmesi gerekecek.Yarışmalarda sporcu katılımı alanyanın biraz altında kaldı.

Bu da sanırım alanya da yapılan dag bisikleti yarışmasından kaynaklandı.faakat alanya dag bisikleti kupasında ilği sadece elit erkekler düzeyinde kalmış ve çok yetenekli,kaliteli sporcular katılmış ve müsabakanın havasını değiştimiştir.Onların içinde mücadele eden türk sporcuları çok büyük varlık göstermeselerde tecrübe kazanmış oldular.Alanya mtb cup ta elit erkeklerin dışındaki tüm kategorilerde katılım tam bir fiyasko olmuştur. Bu gidişle bisikletin tabanını geniş tutamadığımız sürece bisikleti bir yerlere getirmemiz mümkün olamayacaktır.
19 Şubat 2008 Salı
Bisikletin En Büyüğü Eddy Merckx
Bu gün sizleri Dünyanın gelmiş ve geçmiş en büyük bisikletçisi olan Eddy Merckx' ten biraz bahsetmek ve yaptıklarından bilğilendirmek istedim.
Doğum tarihi 1945
Doğum yeri Meensel-Kiezegen-Brabant/BELÇİKA
Üçtekerlekli yük taşıma bisikleti ile süt dağıtıcısı iken başladığı bisiklet sporuna 1964 yılında ilkkez katıldığı uluslararası bir amatör bisiklet müsabakasında birinci olarak adını duyurduktan sonra profosyonel oldu. Eddy Merckx profosyonel olarak bisiklet sporunu bıraktığı 1976 yılına kadar katıldığı (-kazandığı) yarışmalarda elde ettiği başarılarından en önemlileri olarak şunları sıralamak sanırım nedenli başarılı bir bisiklet sporcusu olduğunu sizlerde fark edeceksiniz.
5-kez Tour de France(1969-1970-1971-1972-1974)(1973 te'de fanatik bir fransızın turda birinci olmasına rağmen sondan iki etap öncekindeki yarışmada yumruk darbesiyle düşürülmüş ve genel klasmanı o yıl 2 nci olarak bitirmiştir.)
5-kez Giro d'İtalia (1968-1970-1972-1973-1974)
1-kez İspanya(Vuelta)-(1973)
3-kez Dünya Şam.(1967-1971-1974)
Ayrıca diğer büyük bisiklet yarışmaları olan ve şimdiki sistemde dünya kupası klasik yarışmaları olan bir günlük bisiklet turlarından olan,
Milan -Sanremo (1966-1967-1971-1972-1975-1976)
Lieğe-Boston-Lieğe(1969-1971-1972-1973-1975)
Paris-rebouxs(1968-1970-1973)
Tour de Flanders(1969-1975)
Giro d'lombardi (1971-1972)
ve ayrıca 1972 yılında Meksika Hora'da yapılan saate karşı bisiklet müsabakasında 1-saatte 49.431 m.ile bir dünya sürat rekoru kırdı.(not:bu rekor daha sonra İtalyan Bisikletçi Francesco Moser Kendi özel dizayn bisikleti ile ve daha sonrada İspanyol Miguel İndurain bu rekor geliştirilerek tekrar kırıldı.)Her yönüyle örnek alınacak yetenekte ve karakterdiki bu bisiklet sporcusu Yarıştıgı yıllarda sadece profosyonel bisikletçilere kapalı olan olimpiyat oyunlarında yarışamamıştır(daha sonraları bu kural profosyonellik kalktığı için ve artık olimpiyatlara katılmaya hak kazanan her bisikletçi yarışma imkanına kavuşmuş oldu)
Şu anda Belçikada hayatını sürdüren bisikletçi kendi adına üretilen bisikletlerle birçok belçikalı bisiklet takımına sahip çıkmakta ayrıca bisikletle ilğili birçok halk organizasyonlarına katılmaktadır.
Oğlu olan Axel Merckx te bisiklet sporcusu olarak yarışmalara katılmakta fakat babasının başarılarına henüz diğer bisikletçiler gibi oda ulaşamamıştır.
Onun Bisiklet sporcusu ve bisiklet takımlarının ülkemizde olmasını çoğalmasını diliyor,bisiklet camiamızın bu yönde çabalamasını bekliyoruz.
Hoşçakalın.
16 Şubat 2008 Cumartesi
14 Şubat 2008 Perşembe
Bisiklet Alırken Ve Şehirde Kullanırken:
Bisiklet seçiminde kendinize en uygun olanını seçmek ve almak elbetteki sizin için önemli bir olaydır.

- Öncelikle bisiklet seçimi yaparken daha önceden bisikleti ne amaçlarla kullanacağınıza karar vermiş olmalısınız. (Dağ tipi-Şehir tipi --Yarış tipi gibi) Daha sonrada modellerin detay özelliklerine dikkat etmelisiniz.(Vites sayısı-Jant ölçüsü-Kadro boyu gibi)
- Almak istediğiniz Bisikletiniz renk alternatiflerine de ayrıca dikkate alın.Bazı boyaların güneş ışığına karşı hassas,bazılarının da darbelere karşı hassas olduğunu unutmamalısınız.
- Alıncak bisikletinizin geometrik yapısının sizin fiziginize uygun olup olmadığını kontrol ediniz.Çünkü seleye oturduğunuzda bacagınız çok hafif %5 kıvrılmış ,ayagınız pedal üzerinde ,ellerinizse gidonu tuuttugunuzda rahat olmalısınız. Selenin yeterince rahat ve yükseklik ayarının kolay sökülüp takılan cinsten olması da kullanıcı için önemlidir.

- Seçtiğiniz Bisikletin üzerindeki mekanik parçaların hangi firmaya ait olduğunu bilmelisiniz.Çünkü genelikle hareketli parçaların aynı firmaya ait olması tercih edilmelidir.
- Bisikletin üzerindeki lastiklerin seçilen modele uygun olduğundan ve yüzeylerinin çatlamamış olmasından emin olun .
- Otomobille Taşıma esnasında ve lastiklerin patladığında tamir edilmesi gerektiğinde tekerleklerin kolay takılır-sökülür cinsten olanlarını tercih edin.
- Bisiklet üzerinde şayet yapacaksanız gece sürüşlerinizde sizi ve bisikletinizi gösterecek tarzda reflekterlör olması gerektiğini unutmayınız.
- Sizin için gerekli seçiminizi yaptıktan sonra ,bisikletle mutlaka küçük bir deneme sürüşü yapıp ,hareketli mekanik aksamların ve aydınlatma sisteminin iyiş çalışıp çalışmadığını kontrol etmelisiniz.
- Aldığınız bisikletin servis ağının yeterince geniş ve teşkilatlı olmasına dikkat ediniz.Yedek parça bulmada zorluk yaratmayacak bir marka ve firma bulmanız sizin gelecek günlerdeki bisikletiniz tamir zamanlarında yararınıza olacaktır.

Şehirde Bisiklet Kullanırken;
- Bisikletinize binmeden önce ,mutlaka frenlerinizi ve hareketli parçalarınızın çalışmasını kontrol ediniz.Trafik ışıklarına ve trafik kurallarına uymaya özen gösteriniz.
- Bisikletle Daima yolun sağından ve tek sıra halinde sürünüz.Mutlaka güveliğiniz için kask takınız.
- Bisikletinizin arkasındaki stop lambasını veya kedi gözünüzü daima temiz olarak muhafaza ediniz.
- Kavşakalra geldiğinizde mutlaka yavaşlayın ve yolun her iki tarafınıda kotrol ettikten sonra geçiş yapınız.
- Bisikletle sürüşte dönüşlerde mutlaka uygun el işaretlerini kullanınız.
- Bisikletinizin kontrolünü güçleştirecek ,görünüşünüze engel olack eşya ve yolcu taşımamalısınız.
- Yolun sağından yürüyen yayalara daima yol veriniz.
- Trafik akışındaki araçra ve park etmiş araçların ani ve dikkatsiz hareketlerine karşı tedbirli olmalısınız.
- Asfalt yollarındışında bisiklet kullanırken daha dikkatli ve yanlız olmamalısınız,yanınızda mutlaka bir eşiniz olamlıdır.

Güzel ve keyifli sürüşler dileğiyle,
Hoşçakalın
12 Şubat 2008 Salı
9 Şubat 2008 Cumartesi
Bisikletin Genç Yeteneği Tuba Karaarslan

KOCAELİ GENÇLİK SPOR KULÜBÜ SPORCUSU2007 TÜRKİYE BİSİKLET ŞAMPİYONU
TUBA 25 HAZİRANDAN İTİBAREN GÖREME/NEVŞEHİRDE DAG BİSİKLETİ MİLLİ TAKIM KAMPINDA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR. 13 TEMMUZDA 2007 CUMA GÜNÜ AVRUPA GENÇ BAYANLAR DAĞ BİSİKLETİ MÜSABAKASINDA TÜRKİYEYİ DİGER KATEGORİLERDEKİ BRİSASPORLU SPORCULARIMIZ İLE BİRLİKTE GENÇ BAYAN KATEGORİSİNDE TEK SPORCU OLARAK ÜLKEMİZİ TEMSİL EDECEK. ANTRENÖR MEHMET BOZDEMİR ; SPORCUSUNUN ŞU ANDA PERPORMANS OLARAK ÜST DÜZEYDEKİ SPORCUSUNUN AVRUPA ŞAMPİYONASINA KATILACAK OLAN 38 YABANCI SPORCU İLE YAPACAGI MÜSABAKADAN EN İYİ SONUÇLA AYRILACAGINI TAHMİN EDİYORUZ VE GELECEK YIL İÇİNDE TUBA NIN AYNI YARIŞMADA BU YILKİNDEN DAHA İYİBİR SONUÇ ALMASI İÇİN TECRÜBE KAZANMASI
,ONUN İÇİN EN BÜYÜK KAZANÇ OLACAKTIR.AYRICA TUBA KARAARSLAN19-22 TEMMUZDA BULGARİSTAN'DA YAPILACAK OLAN AVRUPA GENÇ BAYANLAR YOL ŞAMPİYONASINDA DA ÜLKEMİZİ TEMSİL EDECEKTİR.DAHA BİR YILLIK BİSİKLET SPORCUSU OLAN TUBANIN BU BAŞARILARI AİLESİNİ ,KULÜBÜNÜ VE ANTRENÖRÜNÜ ÇOK MEMNUN ETTİĞİ GİBİ GELECEK İÇİNDE UMUT VADETMESİ HERKESİ AYRICA SEVİDİRMEKTEDİR.TUBA KENDİSİ GİBİ BİSİKLET SPORCUSU OLMAK İSTEYEN BAYANLARI BU SPORA DAVET EDİYOR.8 Şubat 2008 Cuma
Tacettin Özsavaş Kupası 2008 Yarışmaları Alanya

r.
Herşeye rağmen 2008 sezonunun tümbisiklet camiamıza hayırlı olması dileğiyle,
Hoşçakalın.







